Home / Yaşam  / Minimalizm Felsefesini Benimsemenin Yolları

Minimalizm Felsefesini Benimsemenin Yolları

Anahtar Kelime: Sadeleşmek

Minimalizm denince aklınıza ilk ne geliyor? Az sayıda eşya, beyaz renk, temiz ve ferah alanlar… Minimalizm bunları kapsıyor ancak ama sadece bunlardan ibaret değil. Kelimenin içeriğinde “mini” olsa da hayatınıza “maksi” oranda fayda sağlayacak, size hem maddi hem manevi anlamda yepyeni ufuklar açacak ve sizi özgürleştirecek bir felsefe bu.
 
Eşyalara Anlam Yüklemekten Vazgeçin
 
Sabahları kahve içtiğiniz fincanın sizin için anlamı ne? Kız arkadaşınız mı hediye etti? Yoksa 15 yıl önce aldığınız ilk fincan o mu? Ya da üzerinde en sevdiğiniz müzik grubunun logosu mu var? Bu liste sonsuza kadar uzayabilir. O fincanın tek bir anlamı var; kahvenizi tutuyor. Daha fazla bir anlam içermesi gerekmiyor.
 
Sapı kırılmış olsa da atmaya kıyamadığınız, ya da bulaşık makinesinde yıkanmadığı için elde yıkamaya üşendiğiniz ve hiç kullanmadığınız o fincanları atın veya bir arkadaşınıza verin. Kulağa çok ütopik gelse sadece bir, hadi bilemediniz iki fincanınız olsun ve biri kirliyken diğerini kullanın. İnanın hiçkimsenin 15 tane fincana ihtiyacı yoktur. Sırf indirimde diye aldığınız ya da sosyal medyada görüp de fellik fellik arayıp bulduğunuz o hayatınıza muhteşem anlamlar katan(!) fincanların hepsinden kurtulun.
 
İşte bu mantık ışığında kullandığınız bütün eşyaları tekrar gözden geçirin. Fincan, tişört, ayakkabı, çanta, ajanda, kalem, tabak, aklınıza ne geliyorsa. Eğer aynı eşyadan evde birden fazla varsa, diğerini ne yapacağınızı biliyorsunuz. Nesnelere sadece fonksiyonel anlamlar yükleyin ve işinizi görecekse kullanın. “Anısı olan”, kırık, bozuk ve parçası eksik olduğu halde sakladığınız bütün eşyalarınızdan kurtulun ve yenisini de gerekmediği sürece almayın. Bu aynı zamanda bütçenize de fazlasıyla katkı sağlayacak muhteşem bir alışkanlıktır.
 
Anahtar Kelime: Sadeleşmek
 
Minimalist yaşamaya karar verdiyseniz ilk önce sadeleşmeniz gerekiyor. Bu işe evinizin en kalabalık noktasından ve en çok para harcadığınız alanlardan başlayın; burası genellikle gardrobunuzdur. Ne yazık ki günümüzde giysilere çok fazla para harcıyoruz. Giysilerinizi sadeleştirmek için öncelikle kendinizi çok iyi tanımanız ve kendinize bir stil belirlemeniz gerekmektedir. Sırf moda diye o sezon piyasaya yeni ne çıkarsa almaktan vazgeçmelisiniz ve sadece tarzınıza uygun parçalara yatırım yapmalısınız. Siyah, beyaz, gri ve toprak tonları gibi nötr renklerden oluşan kıyafetler seçerek, bütün gardrobunuzun birbiriyle kombinlenebilir olduğundan emin olmalısınız. Böylece “mavi kazağıma uygun çantam yok” diyerek yeni bir parça daha satın almanın önüne geçebilirsiniz. Renklerinizi ve stilinizi belirledikten sonra bunların dışında kalan her şeyi satın ya da bağışlayın. Maksimum 20-30 parça giysi ile hayatınıza devam edebilirsiniz. Bu sizin kapsül gardrobunuz olacak.
 
Hayatınızdaki İnsanları Da Ayıklayın
 
Hayatınızda gereksiz eşyalar kadar insanlar da çok büyük yer kaplar. Gerçek hayatta görüştüğümüz insanların sayısı bellidir, ama sosyal medya üzerinden takip ettiğiniz ya da arkadaş listenizde olan insanlar düşündüğünüzden çok daha fazla vaktinizi alır. Facebook, Instagram, Twitter gibi sosyal platformlarda takip ettiğiniz ya da arkadaşınız olan kişilerin sayısının 200’ü geçmemesini sağlayın. Eğer başarabiliyorsanız daha azı daha makbul tabi ki! Bu, gün içinde maruz kaldığınız paylaşımların sayısını azaltarak size dünyanın en kıymetli şeyini geri verecektir; zamanınızı! Zamanınızı size bir katkı sağlamayan, sürekli negatif paylaşımlar yaparak sizi strese sokan insanlara ayırarak boşa harcamayın. Yüz yüze ya da sanal ortamda görüştüğünüz insanları kıyafetlerinizi tek tek ayıklıyormuşçasına ayıklayın ve sadece sizi gerçekten mutlu eden ve hayatınıza bir değer katan kişilerle görüşün. Kısaca bu felsefeyi benimsemek istiyorsanız, sosyal ilişkilerde de minimalist davranmanız şarttır.
 
Minimalizm Felsefesine Uygun İpuçları

  • Alışverişe çıkmadan önce liste yapın ve bu listenin dışına asla çıkmayın. Sadece ihtiyaçlarınızı satın alın. Sizi indirim afişleri ile cezbedecek mağazalara girmeyin.
  • Okuduğunuz kitapları bir kafede bırakın ya da arkadaşlarınıza verin. Onlardan da aynısını yapmasını isteyin.
  • Kullanmadığınız bütün eşyaları elden çıkarın ve anısı var diye asla hiçbir şeyi biriktirmeyin. Koleksiyon yapmayın.
  • Zamanınızı ve paranızı nesnelere değil anılara harcayın. Seyahat edin, hobilerinize vakit ayırın, yeni kurslara gidin ve yeni şeyler öğrenin; deneyimlere yatırım yapın.
  • Sadece kullandığınız eşyaları değil, yediklerinizi de azaltın. Abur cubur ve paketli gıdalarla vücudunuzda “kalabalık” yapmayın. Sağlıklı, az ve öz beslenin. Vücudunuza sadece ihtiyacı olanı verin.

 
Unutmayın; mutluluğun sahip olduklarınızla bir ilgisi yoktur…

ceyhuncem@gmail.com

Değerlendirmeleriniz
YORUM YOK

YORUM YAP

Beni bir gir hele :) *

YÜZLERCE  YAZI
TAKİP ET!

50 farklı konuda her gün taze yazılar!

Bilgileriniz hiç bir şekilde hiç bir kurum veya kişi ile paylaşılmayacak

OLEY ARAMIZA HOŞGELDİN